Dolar 44,6144
Euro 52,4639
Altın 6.812,73
BİST 14.073,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 17°C
Hafif Yağmurlu
İzmir
17°C
Hafif Yağmurlu
Cum 18°C
Cts 18°C
Paz 20°C
Pts 22°C

Geleceği İnşa Etmek: Karnedeki Notlardan Daha Fazlası

Geleceği İnşa Etmek: Karnedeki Notlardan Daha Fazlası
REKLAM ALANI2
10.04.2026 09:11
13

Geleceği İnşa Etmek: Karnedeki Notlardan Daha Fazlası

Her sabah okulun kapısında öğrencilerimi karşılarken zihnimden hep aynı düşünce geçer: Bu çocukların hangisi ileride sadece başarılı birer meslek sahibi olacak, hangisi gerçekten “iyi bir insan” olarak anılacak? Bir eğitimci ve okul kurucusu olarak şunu biliyorum ki; bir çocuğa matematiğin en zor formülünü öğretmek, ona sarsılmaz bir karakter kazandırmaktan çok daha kolay.

ARA REKLAM ALANI

Bugün hepimiz bir yarışın içindeyiz. En iyi puanlar, en yüksek dereceler, en prestijli okullar… Peki, bu koşuşturma içinde çocuklarımızın ruhuna ektiğimiz tohumların ne kadar farkındayız?

Karakterin Sessiz İnşası

Eğitim, okul binasına girince başlayan ve çıkınca biten bir süreç değil. Karakter dediğimiz o sarsılmaz yapı, bir çocuğun kimse izlemiyorken takındığı tavırdır. Biz yetişkinler bazen fark etmeden onlara yanlış bir “hayat başarısı” tarifi yapıyoruz.

Mesela, bir market kuyruğunda öne geçmeyi, trafikte başkasının hakkını gasp etmeyi veya bir işi “kısa yoldan” halletmeyi uyanıklık gibi sunduğumuzda; çocuğumuza aslında hakkı olmayana el uzatmanın mübah olduğunu öğretiyoruz. O çocuk yarın okulda arkadaşının sırasına kaynak yaptığında ya da sınavda haksız bir rekabete giriştiğinde şaşırmamalıyız. Çünkü biz onlara dürüstlüğün bedelini değil, yalanın konforunu göstermiş oluyoruz.

Zorbalık ve Hak Kavramı

Okul koridorlarında bazen şahit olduğumuz o “güç gösterileri”, aslında bir karakter boşluğunun dışa vurumudur. Kendine ait olmayanda hak iddia eden, kendi sesini başkasının sessizliği üzerinden yükselten her çocuk, aslında evde ve okulda eksik kalan bir empatinin sonucudur. “Güçlü olan haklıdır” değil, “Haklı olan güçlüdür” bilincini yerleştiremediğimiz her gün, geleceğin huzurundan çalıyoruz demektir.

Okul ve Aile: Tek Bir Vicdan Hattı

Bir okulun duvarları ne kadar sağlam, teknolojisi ne kadar yüksek olursa olsun; eğer aileyle aynı ahlaki dili konuşmuyorsa o eğitim yarım kalır. Bir çocuk okulda “dürüstlük” üzerine bir söyleşi dinleyip, eve gittiğinde gerçeğin çıkarlara göre büküldüğüne şahit oluyorsa, biz o çocuğa yön veremeyiz.

Bizler sadece ders anlatan öğretmenler veya okul yöneten idareciler değiliz. Bizler, bir toplumun vicdanını inşa eden ustalarız. Çocuğun hakkı olmayanı almaması, dürüstlüğün sarsılmaz bir kural olduğunu bilmesi, alacağı en yüksek sınav puanından çok daha büyük bir başarıdır.

Sonuç:

Yarın çocuklarımız büyüyüp hayata atıldığında onlarla nasıl gurur duyacağız? Sadece kazandıkları paralarla mı, yoksa eğilmeyen başları ve lekesiz karakterleriyle mi?

Unutmayalım ki; bir toplumun çöküşü binaların yıkılmasıyla değil, adaletin ve ahlakın aşınmasıyla başlar. Bizim asıl görevimiz, sadece akıllı nesiller değil; dürüstlüğü hayatının merkezine koyan, vicdanlı insanlar yetiştirmektir. Çünkü dünya, zekasını kötüye kullananlardan yeterince çekti; artık dürüst yüreklere ihtiyacımız var.

Haydar Akbaba

Uzman Eğitimci – Tire Doğa Koleji Kurucusu

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.