Türkiye’de Güven Dengesi Değişiyor: Ekonomi ve Siyaset Kıskacında Toplum
GÜNDEMAR Araştırma’nın 23–26 Mart 2026 tarihleri arasında 2 bin 200 kişiyle gerçekleştirdiği “Kurumlara Güven” çalışması, Türkiye’de sadece toplumsal güveni değil, aynı zamanda siyasal dengeleri de etkileyebilecek önemli veriler ortaya koydu. Araştırma, ekonomik sıkıntıların gölgesinde şekillenen bir toplumda, güven duygusunun nasıl yön değiştirdiğini net biçimde gözler önüne seriyor.
⸻
📊 Ekonomi belirleyici güç haline geldi
Anket sonuçlarına göre toplumun yarısından fazlası için en önemli sorun hâlâ ekonomi.
* %50,33 → Ekonomi, işsizlik, enflasyon
* %18,26 → Hukuk ve adalet sistemi
* %8,92 → Ahlaki yozlaşma
* %2,97 → Güvenlik sorunları
Bu tablo, seçmen davranışından günlük yaşam beklentilerine kadar birçok alanda ekonominin belirleyici faktör olmaya devam ettiğini gösteriyor. Özellikle yüksek enflasyon ve alım gücündeki düşüş, vatandaşın devletten ve kurumlardan beklentisini doğrudan etkiliyor.
⸻
🛡️ Güvenlik kurumlarına güçlü destek sürüyor
Araştırmada dikkat çeken en net tablo, güvenlik kurumlarına duyulan yüksek güven oldu:
* %73 → Türk Silahlı Kuvvetleri
* %69 → Emniyet Teşkilatı
Bu durum, toplumun istikrar ve güvenlik arayışının güçlü şekilde devam ettiğini ortaya koyuyor. Belirsizlik dönemlerinde güvenlik kurumlarının öne çıkması, sosyolojik olarak sık görülen bir eğilim olarak değerlendiriliyor.
⸻
⚖️ Yargı, medya ve siyasette güven krizi
Anketin en çarpıcı kısmı ise yargı, medya ve siyasal kurumlara yönelik düşük güven oranları:
* %36 → Yargı
* %41 → TBMM
* %49 → Üniversiteler
* %38 → Belediyeler
* %24 → Medya
Özellikle medyanın %24 ile en düşük güven oranına sahip olması, bilgiye duyulan güvenin zayıfladığını gösteriyor. Katılımcıların %53’ünün medyaya güvenmediğini belirtmesi, kamuoyunun haber kaynaklarını sorguladığını ortaya koyuyor.
Yargıya duyulan güvenin düşük olması ise yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasal sistemin işleyişine yönelik soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
⸻
🏛️ Siyasi boyut: Güven oyları yeniden şekilleniyor
Araştırmanın siyasal açıdan en dikkat çekici yönlerinden biri, kurumlara duyulan güven ile siyasi tercihlerin giderek daha fazla iç içe geçmesi.
* Muhalefet partilerine güven %31 seviyesinde kaldı
* Siyasi kurumlara genel güven düşük seyrediyor
Bu tablo, seçmenin yalnızca ekonomik performansa değil, aynı zamanda kurumsal güvenilirliğe göre pozisyon aldığı bir döneme girildiğini gösteriyor.
Uzmanlara göre bu durum üç önemli sonucu beraberinde getirebilir:
1. Kararsız seçmen oranında artış
2. Güven veren liderlik ve söylemlerin öne çıkması
3. Ekonomi merkezli seçim gündeminin güçlenmesi
⸻
📉 Toplumsal güven ikiye bölündü
Araştırmanın genel sonucu, Türkiye’de güvenin homojen dağılmadığını ortaya koyuyor:
* Güvenlik kurumları → yüksek güven
* Yargı, medya, siyaset → düşük güven
Bu ayrışma, toplumda “koruyucu kurumlara güven – yöneten ve denetleyen yapılara mesafe” şeklinde özetlenebilecek yeni bir denge oluşturuyor.
⸻
🔎 Genel değerlendirme
Ortaya çıkan tablo, Türkiye’de yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kurumsal ve siyasal bir güven tartışmasının derinleştiğini gösteriyor.
Ekonomik sorunların çözümü, tek başına yeterli görülmezken;
adalet, şeffaflık ve güvenilir bilgi akışının yeniden tesis edilmesi, toplumun genel güven seviyesini doğrudan etkileyecek unsurlar olarak öne çıkıyor.
Kaynak : Gündemar
